Çin Astrolojisi 2020 İçin Neler Söylüyor?

Çin Astrolojisi 2020

İç Mimar ve Feng Shui Danışmanı Ceren Sakin, Çin Takvimi ve Çin Astrolojisine göre 2020 yılı hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Türk Çin Kültür Derneği’nin faaliyetlerinden olan, Çin Yaşam Enerjisi Hizmetleri, ilk başta Çin Astrolojisi seminerleri kapsamında başlayıp daha sonra Feng Shui Eğitimleri olarak da devam eden bir program halini aldı. Bu eğitimler ve seminerlere çeşitli kurum ve kuruluşlarında rağbet göstermesiyle birlikte eğitimler kurum dışına da taşınarak evlerde ve ofislerde yılın enerjisinin yayılması, değerlendirilmesi, konumlandırılması gibi çeşitli hizmetleri de bünyesine kattı.

Derneğin Çin Astrolojisi ve Feng Shui danışanı Ceren Sakin, 2020 yılında bizleri nelerin beklediğine dair şu açıklamaları yaptı.

Su Sektörleri Dikkat Etmeli;

4 Şubat 2020  tarihinde Çin takvimine göre Fare yılına gireceğimizi belirten Sakin, 2020 yılını sembolize edecek iki element olduğunu söyledi. Bunlar gökte Yang metal ve yerde Yang su faredir.

İki elementin yaptırım gücünün hem yüksek hem de agresif olacağını söyleyen Sakin, insanların ideolojilerine ulaşmada daha fazla çatışma ve şiddete başvurmayı sergilediklerine tanıklık edebileceğimizi belirtti.

Özellikle gemi sektöründe bazı sıkıntılar olması muhtemel olduğunu söyleyen Ceren Sakin, bunun sebebinin Yang metal elementinin büyük metal kütleleri temsil ettiğini ve suyun üzerinde olup toprak desteği olmadığı için çıkabilecek sorunlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Sakin, “Su taşkınları, şiddetli yağmurlar, Tsunami gibi doğal afetlere bu şiddetli doğa olaylarına suyun sebep olmaktadır. Suyun toprağı da ele geçirmesi sonucunda; toprak kaymaları, çığlar, madencilik kazaları, bina çökmeleri ve depremler de ne yazık ki 2020’nin gündemi olabilir.” dedi.

60 Yıllık Döngüler Önemli İpuçları Veriyor;

Elementler Hsia yani Çin Takvimine göre 60 yılda bir aynı element dizilimine gelmektedir.

2020 yılı da bu 60 yıllık döngünün başlangıcı olacaktır. 60 yıl önceki olaylar incelendiğin de 2020 yılında İstanbul’daki kanal projesi, Hong Kong’daki iade kanunun kabul edilmesi ile gösterilerin başlamasının da bir tesadüf olmadığı ortaya çıkmaktadır.